Bizden Haberler

11
Kas

Özel Hastanelerde Çalışan Doktorların Vergilendirilmesi Hk..

 1. GİRİŞ

Sağlık kuruluşlarında çalışan hekimlerin (Doktorlar, Diş Hekimleri ve Veteriner Hekimlerin) ne şekilde vergilendirileceği hususu ile elde edilen gelirin hangi gelir unsuru kapsamına gireceğinin belirlenmesine ilişkin açıklamalar bu makalenin konusunu oluşturmaktadır.      

2. ÖZEL 
SAĞLIK KURULUŞLARINDA ÇALIŞAN HEKİMLERİN (DOKTORLAR, DİŞ HEKİMLERİ VE VETERİNER HEKİMLERİN) VERGİLENDİRİLMESİ
2.1. Ücret-Serbest Meslek Kazancı Ayrımı

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61’inci maddesinde, “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans,  aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.”
Aynı Kanun’un 65’inci maddesinde ise “Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.” hükümlerine yer verilmiştir.

Öte yandan, 221 seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde ücret – serbest meslek kazancı ayırımının önemi ve vergilendirmesine ilişkin kriterler ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

Buna göre, sağlık kuruluşlarında çalışan hekimlerin, elde ettikleri gelirin niteliği belirlenirken; hekimlerin işe başlama bildirimi, bildirim üzerine düzenlenen yoklama fişi, varsa kira sözleşmesi, özel hastane işleten gerçek veya tüzel kişilerle hekim arasında düzenlenen sözleşmeler dikkate alınarak;
– Hekimlerin, günlük çalışma saatlerinin bir kısmında çalışmak üzere kiraladıkları (sağlık kuruluşlarının odaları dahil) bu işyerlerinde kendi nam ve hesabına serbest meslek faaliyetinde bulunması, mesleki faaliyetine ilişkin tahsilatları için hizmet verdiği hastalara serbest meslek makbuzu vermeleri kaydıyla elde ettikleri gelirin serbest meslek kazancı,
– İşveren ile hekim arasında hizmet sözleşmesi düzenlenmesi, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak onun emir ve talimatları dahilinde çalışılması halinde ise elde edilen gelirin ücret,
olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Ücret ve serbest meslek kazancı emeğe dayanan gelir unsurları olup, emeğin ücret olarak değerlendirilmesinde belli bir işyerine bağlılık, işverene tabilik ve sözleşme yapılması şartları aranmaktadır. Emeğin serbest meslek olarak değerlendirilmesinde ise şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanması, faaliyetin devamlı olması ve belli bir işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması şartları aranmaktadır.
 
 
  2.2. Serbest Meslek Faaliyetinde Bulunan Hekimlerin Durumu
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 236′ ncı maddesinde; “Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetindedir. ” hükmü yer almaktadır.

Mezkur Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin Maliye Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden çıkarılan 379 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile serbest meslek faaliyeti icra eden hekimlere (diş hekimleri ile veteriner hekimler dahil) 01.06.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işyerlerinde kredi kartı okuyucularından (POS-Point of Sale) bulundurma ve kredi kartı ile yapılan ödemelerde bu cihazları kullanma zorunluluğu getirilmiş ve bu cihazlarla düzenlenecek POS fişlerinin Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmiş “serbest meslek makbuzu” olarak kabul edileceği açıklanmıştır.

Bu uygulama ile serbest meslek faaliyeti icra eden hekimlere (diş hekimleri ve veteriner hekimler dahil) bedelini kredi kartı kullanmak suretiyle tahsil ettikleri hizmetler için bu cihazları kullanma ve işyerlerinde bulundurma zorunluluğu getirilmektedir. Bedelini kredi kartı kullanmaksızın (nakit, çek, havale vb. olarak) tahsil ettikleri hizmetler için ise Vergi Usul Kanununa göre serbest meslek makbuzu düzenlemeleri gerekmektedir.
2002/3 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu İç Genelgesinde, mükelleflerin ticari, sınai ve zirai faaliyetlerini sürdürdükleri yerlerin işyeri özelliğini taşıyabilmesi için bu yerlerin “faaliyetin icrasına tahsis edilmesi” veya faaliyetin icra edildiği “yer” olma özelliğini taşımasının şart olduğu, iştigal konusu itibariyle bir işyeri olmaksızın faaliyetini yürütebilmesi mümkün olabilen mükelleflerin ikametgah adreslerinin işyeri olarak kabulü suretiyle mükellefiyet kayıtlarının yapılmasının mümkün olduğu, ancak, mükelleflerin yaptıkları faaliyet türleri için mutlaka faaliyetin icra edileceği yerin şart olduğunun vergi dairelerince tespiti halinde, bunların mükellefiyet kayıtlarının işyeri adresi olmaksızın yapılmasına imkan bulunmadığı belirtilmektedir.

Buna göre, sağlık kuruluşlarına hizmet veren ve iş yeri adresi olarak ikametgâhlarını gösteren hekimler hakkında yaptırılacak yoklama sonucunda ikametgâhlarının bir bölümünün dahi “faaliyetin icrasına tahsis edilmesi” veya faaliyetin icra edildiği “yer” olma özelliğini taşıdığının tespit edilmesi halinde bu yer hekimlik faaliyetinin yapılacağı işyeri olarak kabul edilecektir.
Bu itibarla, sağlık kuruluşlarına hizmet veren ve iş yeri adresi olarak ikametgâhlarını gösteren hekimler hakkında yaptırılacak yoklama sonucunda ikametgâhının bir bölümünün dahi “faaliyetin icrasına tahsis edilmesi” veya faaliyetin icra edildiği “yer” olma özelliğini taşıdığının tespit edilmesi halinde bu yerde POS cihazı bulundurma ve kullanma zorunluluğu bulunmaktadır.
Diğer taraftan, sağlık kuruluşlarında ücretli olarak görev yapmakla beraber günlük çalışma saatlerinin bir kısmında bu kuruluşların odalarını kiralamak suretiyle serbest meslek faaliyetinde bulunan hekimlerin bu iş yerlerinde POS cihazı bulundurmaları ve kullanmaları zorunludur.

Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasında kimlerin tevkifat yapacağı sayılmış olup, yapılan ücret ödemelerinden 94’üncü maddenin birinci fıkrasının 1 numaralı bendine göre Gelir Vergisi Kanunu’nun 103 ve 104’üncü maddelerinde belirtilen oranlarda,  serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden ise 2 numaralı bendinde yer alan oranlarda tevkifat yapılması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
 
2.3. İşgücü Temin Hizmeti
Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nde;  “Gerçek veya tüzel kişiler, faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü, kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin etmektedirler.

Bu tür hizmetler, esas itibarıyla, temin edilen elemanların, hizmeti alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına girmektedir.

Bu şekilde ortaya çıkan hizmetlerde aşağıdaki şartların varlığı halinde tevkifat uygulanır:
– Temin edilen elemanların, hizmeti alana ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmaması gerekmektedir.
– Temin edilen elemanların, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gerekmektedir. Elemanların işletmenin mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde çalıştırılması halinde, sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu kabul edilir.

Dolayısıyla işgücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler göz önünde bulundurulur, bu hususların varlığı, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar da dikkate alınarak tespit edilir.
İşgücü temin hizmeti veren mükellefin, söz konusu hizmeti bir başka mükelleften temin ettiği elemanları kullanarak sunması halinde, sadece kendisine verilen işgücü temin hizmetinde tevkifat uygulanır.
İşgücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde (işgücü temin hizmeti alımlarında), alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.

3.
SONUÇ:
Yapılan açıklamalara göre;
Hekimler ile işletme arasında hizmet sözleşmesi yapılarak hekimlerin iş yerine bağlı olarak emir ve talimatlar dahilinde çalışması halinde yapılan ödemelerin ücret ödemesi olarak kabul edilmesi ve Gelir Vergisi Kanunu’nun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasının 1 numaralı bendine göre tevkifat yapılması gerekmektedir.
Hizmet alınan hekimler ile işletme arasında hekimlik hizmeti satın alınmasına ilişkin olarak sözleşme düzenlenmesi ve söz konusu sözleşmenin hekimlerin mesleki faaliyetlerinin icrasını şahsi sorumlulukları altında, kendi nam ve hesaplarına yapmadıklarına dair karine teşkil edecek hükümler bulunmaması ve fiiliyatta da bu durumun korunması halinde  hekimlere yapılan ödemelerin serbest meslek kazancı olarak değerlendirilmesi ve verilen hizmet karşılığı düzenlenen serbest meslek  makbuzuna istinaden yapılan ödemeler üzerinden Gelir Vergisi Kanunu’nun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasının 2/b bendine  göre  tevkifat yapılması gerekmektedir. 
İşletmenin verdiği sağlık hizmetini başka bir mükelleften temin ettiği hekimleri kullanarak sunması halinde işgücü temin hizmetinin varlığı tespit edilir. Bu tespit yapılırken, hizmetin ifasında kullanılan hekimlerin işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler göz önünde bulundurulur. Bu tür hizmetlerde (işgücü temin hizmeti alımlarında), alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.
11.11.2016                  Necati  BAĞIŞ                           Kaynak…Burak Sağlanmak/Muhasebe tr..
5
Kas

Günün Sözü…

İnsan fırsatların gelmesini bekler…

Fırsatlar insanların gelmesini..

Fırsatlar bekler..İnsanlar bekler..

Kazanan hep MAZERET olur..!!

05.11.2016                 Necati  BAĞIŞ

5
Kas

Neden Dövdün..

Evin küçük oğlu yaramazlık yapmıştı..Babası onu biraz fazlaca dövdü..Sonrada dayağın yerini bulup bulmadığını  anlamak için  sordu..Seni neden dövdüm ? Çocuk hıçkıra  hıçkıra  yanıtladı..Madem nedenini bilmiyordun o halde neden dövdün..??

05.11.2016                  Necati  BAĞIŞ

5
Kas

Ben ne zaman emekli olacam…

Soru….20 Ocak 1975 doğumluyum..1989 yılında ssk girişim var.. bugüne kadar 3160 gün prim ödemem  var..bir tanede çocuk annesiyim.. ben ne zaman emekli olacam…?

—–  Sizin emekli olmak için 20 YIL..a   5375 GÜN..e ve 46 YAŞ şartına tabisiniz.. 2215 gün daha prim ödeyerek   priminizi toplam 5375 güne tamamlayacağınız tarihte emekli olabilirsiniz..Doğum yaptığınız yıl  sigorta başlangıç tarihinden SONRA ise..  doğum sonrasındaki  prim ödenmeyen İKİ yılı borçlanabilirsiniz..buda size 720 GÜN daha kazandırır..bu takdirde 1495 gün daha prim ödeyerek  priminizi 5375 güne çıkardığınız  günde  emeklilik müracaatınızı yapabilirsiniz..!

05.11.2016                 Necati  BAĞIŞ

5
Kas

SSK Emekli Olan Kız Çocuğuna Yetim Maaşı Bağlamaz..

Soru….Memur emeklisi bir bayanım..70 yaşındayım..bugüne kadarda hiç evlenmedim..Sigorta emeklisi annem vefat etti..Onun maaşınıda alabilir miyim..?

—– SSK   kendisi emekli kız çocuğuna  anne veya  babasından dolayı YETİM aylığı bağlamaz.Siz kendiniz emekli olduğunuzdan maalesef  annenizden YETİM aylığı alamazsınız..! Ama tam tersi olsaydı..yani siz ssk emeklisi..annenizde emekli sandığı emeklisi olsaydı annenizden dolayıda YETİM aylığı alabilecektiniz..Yazınızdan anladığım kadarıyla çevrenizde bu durumda  olupta anne veya babasından maaş alanlar var..!Bu tamamen kurumlar arasındaki farktan kaynaklanıyor..bu durum sizi yanıltmasın..!

05.11.2016                     Necati  BAĞIŞ

18
Eki

Günün Sözü…..

Seni İki Şey Anlatır..

Hiç bir şeyin yokken gösterdiğin SABIR…..

Her şeyin varken..

Sergilediğin TAVIR……

 

18.10.2016                 Necati  BAĞIŞ

18
Eki

Anneniz Eşinden de Babasından da Maaş alır..!

Soru:..Annem 2003 yılından beri   ölen babamın bağ kur maaşını alıyor..Dedem de 2005 yılında vefat etti ve o emekli sandığı emeklisi idi..Annem her ikisinin de maaşını alabilir mi.. Dedemin maaşını bugüne kadar hiç almadı..Alabilirse geçmişe dönük  toplu alma şansı var mı.? nereye müracaat etmemiz lazım..?

—— Anneniz  babası emekli sandığı emeklisi olduğu için  babasından da YETİM aylığı alabilir..Eşinden dolayı  bağ kurdan  DUL  Babasından dolayı da emekli sandığı olduğu için  YETİM maaşını birlikte alabilir..! Baş vuru tarihinden itibaren geriye doğru  BEŞ  yıllık  zaman aşımı  süresine kadar  olanı toplu olarak alabilir..Bunun içinde size en yakın yerdeki SGK  dan kamu görevlileri emeklilik işleri daire başkanlığına  başvuru yapmanız yeterlidir..

18.10.2016                    Necati  BAĞIŞ                          Kaynak..Posta

18
Eki

15 Yıl 3600 Günle Emekli Olamazsınız..!

Soru:…1962 Yılı Ocak ayı doğumlu bir bayanım..  2002 yılı Şubat  ayında sigortalı  oldum.şu ana kadar ssk ya 300 gün primim var..2008 yılı Şubat ayından itibaren de bağ kurlu oldum..Bu güne kadar bağ kurada 3120  gün  prim ödedim toplam 3420 gün prim ödemişliğim var. .. Sorum şu.. 15 yıl 3600 günle emekli olabilirmiyim..?

——  Sigorta başlangıcı ilk defa 08.09.1999 dan önce  olanlardan  yaş  haddinden emekli olmak için yaş dışında 15 yıl SİGORTALILIK.. Süresi  ve 3600 GÜN prim  ödeme  şartları aranıyor..Sizin ilk sigorta girişiniz 2002 yılı olduğundan  siz bu durumdan faydalanamıyorsunuz..Siz en erken Bağ kurdan 15 YIL  sigortalılık süresi  5400 GÜN prim ödeme ve en önemlisi de 60 YAŞ  şartlarını sağlayarak emekli olabilirsiniz..Bunun içinde ara vermeden 1980 gün daha prim ödeyerek  prim gün sayınızı 5400 güne  tamamlayacağınız  tarihte  yani 2022 yılı Nisan  ayı gibi emekli olabilirsiniz…!!

18.,10.2016                 Necati  BAĞIŞ                          Kaynak:  posta

13
Eki

Reddi Miras Dul ve Yetim Maaşının Alınmasına Engel midir..?

Borçlarından dolayı eşinin veya anne  babasının  mirasını reddedenler  DUL ve YETİM  aylığı alma haklarını korurlar..Yani  ölenin borcundan dolayı mirasın reddedilmesi  hak sahiplerinin dul ve yetim aylığı almasına engel teşkil etmiyor.. Bilgilerinize…!!!

13.10.2016                        Necati  BAĞIŞ

13
Eki

Malülen Emekli Olabilir miyim..?

Soru…  1984   yılında doğdum..ilk sigortam 2003 yılında oldu..2010 yılında da hastalandım ve % 75 raporum var..bugüne kadar da 3195 günüm var..bu gün sayısı beni emekli eder mi..?

—–  Senin malulen emekli olman için..10 yıl SİGORTALILIK  süresi  bunun içinde de en az 1800 GÜN.. prim ödemesi ve en az % 60 oranında da iş gücü kaybı yani raporun olması gerekiyor.. Yalnız burada ince bir detay  var. oda şu..ilk defa sigortalı olduğunuz tarihte hastalığınız veya engel durumunuz  varsa malulen   emekli olamazsınız..İlk defa  sigortalı olduğunuz tarihte hastalığınız yok ise MALÜLEN emekli olabilirsiniz..şartları sağlamış durumdasınız..İlk defa sigorta  olduğunuz  tarihte malül sayılacak  derecede  hastalığınız var ise malulen emekli olamazsınız..! Bu durum dada 15  YIL..sigortalılık..3600 GÜN.. prim şartını  sağladığınızda  yaş şartı aranmadan emekli olabilirsiniz..!!!!

13.10.2016                Necati  BAĞIŞ